Varoluşun Geleceği...
(The Future of Existence...)

0212 247 49 47 0530 247 01 99 info@zionpsikiyatri.com Mim Kemal Öke Caddesi, No:9/5, Nişantaşı İSTANBUL

Takıntı Hastalığı (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Gün içinde aklımızdan defalarca geçen ve her aklımıza gelişinde sıkıntı yaratan düşüncelerdir. Bu düşünceleri azaltabilmek için yaptığımız davranışlara da ‘kompulsiyon’ adı verilir. Bu rahatsızlığı yaşayanlarda akla engellenemeyen düşünceler gelir ve bu düşünceler sonucunda yapılacak davranışa karşı dayanılmaz bir istek duyulur. Bir örnek verecek olursak; simetri takıntısı olan birini düşünün. Bu kişi bazı eşyaların simetrik olmadığını görünce, o eşyalara bakmasa bile sürekli aklına o eşyaların simetrik olmadığı düşüncesi gelecek ve eşyaları düzeltmek, simetrik hale getirmek için içinde dayanılmaz bir istek duyacaktır ve sonunda o eşyaları simetrik hale getirince de rahatlayacaktır. ‘Ne var ki bunda, yaptı rahatladı işte’ demeyin! Bu insan hayatında buna benzer her durumda aynı şeyi yaşayacak ve hayatının önemli bir kısmı eşyaları düzeltmek ile geçecek. Böyle düşündüğümüzde ne kadar sıkıntılı bir durum değil mi?

 

Takıntılı Düşünceler Nelerdir?

 

Bu düşünceler ile ilgili bazı örnekler verelim;

  • ‘Acaba evin, arabının, vs kapısını açık mı unuttum?’
  • ‘Acaba ocağı, pencereyi açık mı bıraktım?’
  • ‘Acaba bana mikrop bulaşır mı?’
  • ‘Acaba balkondan atlar mıyım?’
  • ‘Acaba çocuğuma zarar verir miyim?’
  • ‘Bunu düşünürsem günah olur mu?’
  • ‘Düşündüklerim yüzünden suçlu muyum, günahkar mıyım?’

 

Bazen bu düşünceler düşündükçe daha fazla akla gelen ve insanın kendisini suçlu hissettiren düşünceler olabilir (Yakın tanıdığı biri ile cinsellik yaşama düşünceleri, dini olarak günah işlediğini düşündürecek şeyler gibi). Bazen de bu takıntılar sayı sayma, çizgilere basmadan yürüme, sürekli araç plakalarını okuma, bina katlarını sayma gibi kendini gösterebilir.

 

Düşüncelerimin Takıntı Olduğunu Nasıl Anlarım?

Her insanın hayatında bunlara benzer düşünceler aklına gelmiştir ve bazen de rahatsız etmiştir. Bunların takıntı olup olmadığını anlamak için günlük yaşamımızda bizi ne kadar rahatsız ettiğini düşünmeliyiz. Örneğin; ‘acaba evin kapısını kilitlemeyi unuttum mu?’ diye düşünen biri ayda yılda bir gidip kontrol ediyorsa bu doğaldır. Fakat her gün bunu düşünen biri gidip her defasında tekrar tekrar yukarı evin kapısına çıkıp kapıyı kontrol ediyorsa sıkıntı verici bir durumdur ve evet takıntı olarak adlandırabiliriz.

 

Takıntı Rahatsızlığının Tedavisi Nasıldır?

2 çeşit tedavi bulunmaktadır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi ise psikoterapidir. İlaç tedavisinde antidepresan gurubu ilaçların yüksek dozları kullanılmaktadır. Bazı ağır vakalarda ise antipsikotik ilaçlardan da yararlanılmaktadır. Psikoterapi seçeneği olarak ise en sık kullanılan ve en etkili terapi türü ‘Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)’ dir. Terapide amaç, akla gelen bu düşüncelerin davranışa dönüşmesine engel olmak ve zamanla davranışa dönüşmedikçe de düşüncelerin kaybolmasını sağlamaktır.