Ergoterapi ve Pediatri

Ergoterapi Nedir, Ergoterapinin Amacı Nedir ?

Anlamlı ve amaçlı aktivitelerle iyilik halini arttıran kişi merkezli bir sağlık mesleği olan ergoterapiyi en temel anlamda aktaracak olursak, ergoterapistler günlük yaşam aktivitelerinin tedavi amaçlı kullanımı ile her yaştan insanın yapmak istediği ve yapması gereken görevlere katılımına yardımcı olur. Diğer sağlık disiplinlerinin aksine ergoterapistler; kişilerin tüm çevrelerinde bağımsızlık kazanmalarına yardım eder ve onların aktivitelere maksimum bağımsızlık ile katılımı yoluyla fiziksel, psikolojik, akademik, sosyal ve bilişsel açıdan iyi olmalarını hedefler.

Pediatrik Ergoterapi alanında çalışmalar yapan ergoterapistler neyi hedefliyorlar?

Çocuğun en başta günlük yaşam aktivitelerini bağımsız yerine getirebilmeleri üzerinde duran ergoterapistler, çocuğun oyun oynama ve öğrenme yeteneklerini geliştirir. Bu durum çocuğun gelişimine ve bağımsız olmasına yardımcı olur. Ergoterapistlerin pediatri alanında yaptığı bazı müdahaleler şunları içerir;

  1. Duyu Bütünleme Terapisi,
  2. Davranış becerilerinin geliştirilmesi,
  3. Sosyal becerilerin geliştirilmesi,
  4. Kaba ve ince motor becerilerin geliştirilmesi
  5. Bilişsel becerilerin geliştirilmesi
  6. Günlük yaşam aktivitelerini yönetebilme durumu
  7. Dil becerilenin geliştirilmesi

Her çocuğun birbirinden farklı olduğunu kabul eden ergoterapistler, çocukta temel sorunu bulmak için çabalayacak ve bu soruna uygun (en temelde yatan ) terapi programı geliştirecektir.

Ergoterapistler, danışanlarının ev ve okul ortamında ve aile ortamında işlevsel olmaları için gerekli becerileri teşvik etmek, korumak ve geliştirmek için çalışırlar. Hayata aktif katılımı teşvik ederler:

  • Öğrenme,
  • Benlik saygısı,
  • Özgüven,
  • Bağımsızlık,
  • Sosyal etkileşim

Bunlarla birlikte , en önemli rol çocuğun duyusal işleme bozukluklarını değerlendirmek ve hedeflemektir. Bu, öğrenme engelini kaldırmak ve danışanların sakin ve daha regüle olmasına yardımcı olmak için faydalıdır.

ERGOTERAPİ ve DUYU BÜTÜNLEME

Ergoterapist Amerikalı Doktor J. Ayres tarafından uygulamaya konulmuş, özellikle otizm başta olmak üzere birçok sorunun çözümünde önemli bir rol üstlenen terapi yöntemidir.

Duyu bütünleme terapisi doğrudan merkezi sinir sistemine etki ettiğinden sinir sisteminin gelişiminin ve beyin gelişiminin oluşmasını sağlayan nörolojik bir işlemdir.

Duyu Bütünleme Bozukluğu Nedir?

Duyu sistemi bilinenin aksine 5 tane değildir. Ergoterapistler klinik ortamda 8 duyu sistemi üzerinde çalışırlar. Bu sistemler ;

  • Vestibüler (denge)  Duyu: Beyincik ve iç kulakta yer alır. Yer çekimiyle bağlantılı olarak, vücudumuzun alan içerisinde nerede olduğunu, hızını, yönünü ve hareketini algılamamızı sağlar.
  • Proprioseptif (Vücut Farkındalığı) Duyu: Kaslarda ve eklemlerde yer alır ve vücudumuzun nerede olduğunu söyler. Bununla birlikte vücut parçalarının nerede olduğu ve nasıl hareket ettiklerine ilişkin bilgi verir.
  • İnteroseptif Duyu: İç organlarımızdan gelen hisle alakalıdır. Acıkma, susamışlık hissi, tuvaletinin geldiğini hissetme, uykunun geldiğini hissetme gibi günlük yaşamdaki birçok hayatsal faaliyetin anlamlandırılmasını sağlar. Hisse uygun cevabı çıkarmak için harekete geçilmesini ister.
  • Taktil Duyu (Dokunma): Deri vücudumuzu kaplayan en büyük organdır. Basınç, ağrı, soğuk-sıcak hissi ayırt etmek bu duyu ile mümkündür. Bebeklerin annelerini tanımasına yardımcı en önemli duyu sistemlerinden biridir. Bulunduğumuz ortamı ve çevremizi algılamamızda, buna uygun tepkiler geliştirmemizde yardımcı olur.
  • Tat Duyusu: Tatlı, ekşi, acı ve tuzlu gibi farklı tatları algılamamız sağlar.
  • Koku Duyusu: Çevremizdeki kokular hakkında bilgi verir.
  • İşitme Duyusu: Çevreden gelen seslerin anlamlandırılmasıyla ilgilidir.
  • Görme Duyusu: Işık ile aktif hale gelir. Gözümüz ile nesneleri, insanları ve çevreyi daha iyi anlamlandırır ve ayırt ederiz.

Bütün bu uyarılara çocuğun normal tepkiler vermesini bekleriz fakat bu tepkiler normalin üstünde ya da altında gözlemleniyorsa veya duyusal uyaran arayışı içinde olmakla gözlemleniyorsa duyusal bozukluk probleminin varlığından söz edebiliriz.

Normal diye adlandırdığımız duyusal süreçte, kişi kendi vücudundan gelen uyarılarla çevreden gelen uyarıları doğru bir şekilde algılar ve buna uygun bir davranış ya da buna uygun motor hareket çıkarabilir. Normal duyusal sürecin bu aşamalarından herhangi birinde sorun yaşayan çocuklar, duyu bütünleme terapisine ihtiyaç duyarlar. Çünkü öğrenmenin temelinde duyu-motor gelişim yer almaktadır. Çocuğun çevre ile etkileşimi beyin gelişimini şekillendirir.

Ergoterapi ve Duyu Bütünlemenin Kullanıldığı Hastalık Grupları;

  • Duyu Bütünleme Bozukluğu,
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB),
  • Öğrenme Güçlükleri,
  • Davranış Bozuklukları,
  • Otizm,
  • Serebral palsi,
  • Down Sendromu,
  • Gelişimsel gerilikler,
  • İnce ve kaba motor fonksiyon bozukluğu,
  • Zihinsel engeller,
  • Psikososyal bozukluklar gibi,

Sağlık, yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Sağlığın bozukluğu durumunda bireyin maksimum derecede iyilik haline ulaşması yolunda birçok hastalık grubuyla çalışır.

Duyu Bütünleme Terapisinin Amaçları Nedir?

Terapideki hedef çocuğun mutlu, iletişime açık, ortamdaki uyaranları tolere edebilen halde olmasını sağlamaktır. Terapinin temeli duyusal uyaranların, çocuğun ihtiyaçlarına ve sorunlarına göre planlanarak, çeşitli diyetler halinde çocuğa sunulmasıdır.

Duyu bütünleme terapisi sırasında ergoterapist her çocuğu farklı bir birey olarak kabul eder, çünkü her çocuğun farklı duyusal bozuklukları ve farklı bir kişiliği vardır. Dolayısıyla her çocuğun merkezi sinir sistemi birbirinden farklı işlemleyecek ve gelişecektir.

Terapi seanslarının başında çocuk değerlendirilir ve hangi alanlarda ne şekilde sorun yaşadığı tespit edilir. Çocuğun problem yaşadığı alanlardaki bozukluğun davranışlarına ne şekilde yansıdığı gözlemlenir, günlük yaşam aktivitelerinde hangi sorunlara yol açtığı ve çevresel uyumu hakkında aileden bilgiler alınır ve uygun terapi programı çizilir. Terapi sırasında aile sürecin en önemli parçasıdır ve ergoterapistler aileyi multidisipliner ekibin bir parçası olarak görürler. Aileye çocuğunun neye ihtiyacı olduğunu anlaması için eğitim verilir, seanslar hakkında sıklıkla bilgilendirmeler yapılır. Çocuklarının bir birey olduğunu ve bağımsızlıklarını kazanmaları için aile desteğinin ve çocuklarla geçirilen vaktin önemini sıklıkla bilgilendirilir.

 Terapiler çocuğun ve ihtiyaçlarının önderliğinde sürdürülür. Terapi sırasında seanslar çocuğa, ihtiyaca uygun düzeyde duyusal uyaranlarla donatılmış veya duyusal uyaranlardan arındırılmış aktivite ve oyunlar halinde diyetler şeklinde sunulur. Seans sırasında çocuk ile terapist arasındaki güvenin oluşması ve sürekli iletişim halinde olunması birinci hedeflerdir. Çünkü seans sırasında, bu ortamda dahi , iletişim kuran, fikirler üreten, çözümler bulan, hayal  gücünü kullanan, sosyalleşerek iletişim kurarak oyuna katılan çocuk; seanslar dışında da bunu  sürdürecek ve günlük yaşamındaki sosyal, fiziksel ve psikolojik sorunlarını atlatma yoluna girecektir.

– Ergoterapist Rabia Tuğçe Karaman

HEMEN ARA!
X